Artemiz Güler 3 Takipçi | 16 Takip

Aslında giden değil, kalandır terkeden..

2007-12-14 13:27:00

Aslında giden değil, kalandır terkeden..   Korkmayın, korkmayın kırık bir size aşk hikayesi anlatmayacağım :)   Yeni Türkü'nün bir şarkısında yer alan bu güzel dizenin şairini hatırlamıyorum ama bu dizeyi biten ilişkilerimin ardından çok düşündüğümü çok iyi hatırlıyorum. İlişki derken sadece gönül ilişkilerimi değil, ayrıldığım işleri de kastediyorum. Eee onlar da bir gönül ilişkisi sayılmaz mı bir bakıma; önce tanışma, bir kaç (iş) görüşme, hakkında düşünme, olumlu ise anlaşma, beğenmezsen kibarca reddetme. Demek ki işin başlangıcı aynı.   Başlangıcı aynı olduğu için olumsuz düşünürsek, sonu da aynı. Bu nedenle aşkların bitişi için kullanılmış bir dizeyi, işten ayrılma ile ilgili bir yazının başlığı yapmakta hiç düşünmedim. Cuk diye de oturdu hatta :)   Kendi ayrıldığınız işleri, işten çıkarılmaları veya kurumunuzdan nedensiz çat kapı istifa edenleri düşünün bir kez. Birey açısından bakıldığında; istifa eden mutlaka istifa etmeden önce belki doğrudan belki de dolaylı kurumdan&işten memnuniyetsizliğini dile getirmeye çalışmıştır. Bu her zaman dile gelmeyebilir. Başka davranışlarla da anlatılmaya çalışılabilir bazen. Artık eskisi gibi önemsemediğiniz için işe geç geliniyordur, verilen bir işler nedensiz geciktiriliyordur belki. Kısacası, artık kurumu gözden çıkarıldığı için doğrudan söylenemese de davranışlar ile "gidebileceğini, gitmek istediğini hissettiriyordur".   Kurum açısından bakıldığında da ; bu davranış biçimlerinin daha çok açık iletişim kanallarının olmadığı veya etkin kullanılmadığı kurumlarda (veya kişilerde) görüldüğünü söyleyebiliriz. Çalışan tabi ki böyle bir kararını doğrudan söylemek istemez. Fakat kurumlar, sistemler, yani İnsan Kaynakları, çalışanların memnuniyetlerini düzenli ve etkin bir şekilde ölçümlemelidir. Bu çalışmalarda çalışanlarının kurumdan beklentilerini doğru bir şekilde ele almalı, politika&strateji çerçevesinde değerlendirerek uygun olanlarını hızla hayata geçirmelidir. Her çalışanı... Devamı

En beğenilen olmak yeterli mi?

2007-12-14 13:25:00

En beğenilen olmak yeterli mi? "En Beğenilen mi En Çok Çalışmak İstenilen mi ? ...   Yazımın konusu, Türkiye'de yeni yeni konuşulmaya başlanan, 1-2 yıldır anketleri yapılan bir konu. Çeşitli düzeylerde, farklı gruplarla yapıldığı zaman sonuçları da değişen bir değerlendirme.   <b>En beğenilen şirketler veya en çok çalışmak istenilen şirketler...</b>   Yurtdışında, en beğenilen, hayran olunan, saygı duyulan (most admired, most respected) adıyla yapılan çalışmayı biz de RecruitmenTurkey olarak bu yıl ikinci kez yaptık.   Tam da bu çalışmanın sonuçlarını hakkında yazmayı düşünürken Capital Dergisi'nin yaptığı benzer çalışma yayımlandı. Adecco işbirliğiyle yapılan çalışmada daha geniş bir kitlenin görüşü alınmış. Ayrıca sektör bazında ve belirlenen 18 kritere göre sıralama söz konusu. Katılımın daha yüksek olması nedeniyle Capital'in anketinin daha güvenilir olduğu bir gerçek...   Benzer görünse de her iki çalışmayı ayıran yönler var...   İlk olarak R.T.'nin hedef kitlesi yöneticiler değil, tüm düzeyde çalışanlar. Çalışanlar derken aynı zamanda çalışmak isteyip de iş bulamayanlar da var. Ayrıca henüz işe, sektöre dönemeyen finansçılar var. Bilimsel çalışma amacıyla yanıp tutuşan akademisyenler var.    Ayrıca bizim çalışmamızda sorulan tek bir soru var, "En Çok Çalışmak İstediğiniz Şirket". Bu soru esasında epey farklı şeyler algılatabiliyor. En beğenilenle, en çok çalışmak istenilen farklı olabilir mi peki ?   Evet farklı olabilir. Bir kendinizi düşünün, şirketleri "beğenme" güdüsüyle değerlendirirken kendi değerleriniz değil, piyasa değerleri ile değerlendirirsiniz. Aklınıza hemen ne bileyim borsadaki durumu, borç yapısı, sermaye sağlamlılığı, dışa açılması, ihracat oranı gibi veriler gelir.    Diyelim ki, tüm bu şirketlerden size iş teklifi geldi. Tamam, yukarıda saydığım veriler de önemli ama. Başka veriler de gelebilir aklınıza. Son krizde işten X şirketinden çık... Devamı